Alacağın tahsil edilememesi, alacaklı için hukuki sürecin başlangıcıdır; sonuç değil. İcra takibi başlatmak, ödeme emri tebliğ edilmek, itirazla karşılaşmak, haciz uygulamak ve malı paraya çevirmek — her aşama ayrı prosedüre tabidir. Bu süreçte yapılan küçük bir hata dosyanın uzamasına ya da tamamen durmasına yol açabilir.

ATK Hukuk Bürosu; alacak takibi, haciz, menfi tespit ve itirazın iptali davalarında İstanbul'da alacaklı ve borçlu müvekkillerine icra ve iflas hukuku kapsamında hizmet vermektedir.

İcra Takibi Nasıl Başlar?

İcra takibi, alacaklının icra müdürlüğüne başvurmasıyla başlar. Elinde mahkeme kararı ya da noter senedi varsa ilamlı icra yoluna gider; yoksa ilamsız icra tercih edilir. Borçluya ödeme emri tebliğ edilir ve 7 gün içinde ödeme yapması ya da itiraz etmesi beklenir.

Borçlu itiraz ederse takip durur. Bu noktada alacaklının iki seçeneği vardır: itirazın kaldırılması (icra mahkemesinde, belge kuvvetine dayalı, 6 ay içinde) ya da itirazın iptali davası (genel mahkemede, ispat yükü alacaklıda). Hangi yolun daha hızlı ve güvenli olduğu dosyanın belgelerine göre değişir.

Haciz ve Mal Varlığı Araştırması

İtiraz edilmezse ya da itiraz bertaraf edilirse haciz aşamasına geçilir. Borçlunun mal varlığı UYAP üzerinden sorgulanır: banka hesapları, tapu kayıtları, araç bilgileri, SGK prim bilgileri. Maaş hacizlerinde net ücretin dörtte biri haczedilebilir; banka hesabı blokajı ise aynı gün uygulanabilir.

Borçlunun mal varlığını üçüncü kişilere devrettiği ya da kaçırdığı durumlarda tasarrufun iptali davası (İİK 277 vd.) gündeme gelir. Bu dava, haczedilecek malı ortadan kaldıran her türlü tasarrufu iptal ettirmeye yarar — ancak süre sınırı ve ispat koşulları titizlikle takip edilmelidir.

Menfi Tespit ve İstirdat Davası

İcra takibine muhatap olan borçlu taraf için de hukuki yollar mevcuttur. Borcun gerçekte bulunmadığını ya da sona erdiğini ileri süren borçlu, icra mahkemesinde itiraz edebilir; genel mahkemede ise menfi tespit davası açabilir.

Takip tamamlanmadan önce menfi tespit davası açılırsa ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulması talep edilebilir. Ödeme yapıldıktan sonra açılan dava ise istirdat davasına dönüşür. Her iki davada da zamanlama ve ihtiyati tedbir kararı alınıp alınmadığı süreci doğrudan etkiler.

İcra Cezası ve Taahhüdü İhlal

Borçlunun icra dairesinde verdiği ödeme taahhüdünü ihlal etmesi suç teşkil eder (İİK m. 340). 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşılabilir. Aynı şekilde, mal beyanında bulunmamak ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunmak da icra cezasına konu olur (İİK m. 338).

İcra cezası davaları icra ceza mahkemesinde görülür. Şikâyet süresi 3 aydır; süre geçirilirse dava açılamaz. Borçlu tarafındaysanız savunma, alacaklı tarafındaysanız şikâyet dilekçesinin zamanında ve eksiksiz sunulması belirleyicidir.

Karşılıksız Çek ve Senet

Çek, ticari hayatta en sık icraya konu olan belgedir. Karşılıksız çek durumunda alacaklı hem icra yoluna başvurabilir hem de Çek Kanunu kapsamında şikâyette bulunabilir. İki yol eş zamanlı yürütülebilir; birini seçmek diğerinden vazgeçmek anlamına gelmez.

Bono ve poliçede ise vade, ciro ve protesto koşulları titizlikle incelenmelidir. Süresinde protestosu çekilmemiş ya da cirosunda eksiklik bulunan senet, ilamsız icra için temel oluştursa da itiraz karşısında daha kırılgan hale gelir.

ATK Hukuk Bürosu — İcra ve Alacak Takibi

İcra ve iflas hukuku, süre ve usul kurallarının yoğun olduğu bir alandır. Ödeme emrine itiraz süresi, haciz talebi için bekleme süresi, itirazın iptali için zamanaşımı — bunların herhangi birinin kaçırılması alacağı fiilen tahsil edilemez hale getirebilir.

İstanbul Barosu'na kayıtlı Av. Akın Timur Kanal; alacak takibi, haciz, menfi tespit, tasarrufun iptali ve icra cezası davalarında İstanbul'da müvekkil temsilciliği yapmaktadır. Dosyanızla ilgili görüşme için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

Yasal Kaynaklar ve Başvurulan Mevzuat

Kaynak: mevzuat.gov.tr - T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi. Güncel metin için resmi kaynağı incelemeniz önerilir.